Ne zor , ne yoğun , ne karmakarışık bugünler …
Kim demişse “Your Life is not my Life ” ben de alıp asmışım bir zaman , hep durur çalışma masamda .
Güç aldığımı hissederdim bu laftan , rüzgar savurur bazen biliyorum da yine de “It’s my life” modumu pek sevdim ben hep ,
sadece Ben olunca tabii ama konu Biz olunca ” My life is totally yours ” yani
Biz olunca , hayatımız yuvamız huzur bulduğumuz evimiz ya ve biz sürekli taşınıp duruyoruz ya ,
çok herşeyin üste üste geldiği bir dönem oldu bu sefer ; Dağıldım , yoruldum , sıkıldım …
Kızımı özledim , ilk kez doğum günününü birlikte kutlayamadık , İzmir’e gidecek diye çok sevdiği arkadaşlarıyla ve sayesinde bizim de çok sevdiğimiz aileleriyle sahte tarihli bir kutlama günü yaptık ama 25 Haziran sabahı ilk onu ben öpemedim ya
Oglum bize bir sürpriz yaptı da hayatının ilk bütünlemesine kaldı ve koliler arasında ders çalışıp bizi şaşırttı ama aklı da başına geldi ya
Söz verdiğim tüm işlerin tam da bu zamana denk gelmesi ve isteyip de koşamadığım başka işlerin sıkıntısı da içimi sardı ya
Yeni kurduğum dostluklarımı geliştirmeye ,
eski can dostlarımı aramaya sormaya zaman bulamadım ya ,
Kardeş ne demekmiş hissettiğim Yeşo’m bile 40 oldu da 3yıldır sarılamadım ya yine
Annem Babam hep telefonun bir ucunda bile olsa ” İyi ki varlar ” dedim ya bir kez daha
Şimdi ben kızımın odasının dolabının kulbunu , oğlumun çalışma masanının boyunu , Cemo’nun iş seyahatı valizini hazırlayayım da
“Whose life is this life” yani for a while ….


























