Gülerek Gelmek Dünyaya…

Baban ,annene böyle bakıyordu Çağla sen gelmeden az önce ,Ondan mı güldün sen doğar doğmaz :)

Tüm doğum fotoğraflarının ayrı bir hikayesi var , her aile çok farklı ,hayata bakışları farklı ,inanışları farklı ,

Heyecanla ,mutlulukla bir bebeğin dünyaya gelişinde öyle ortak bir duygu varki onun adı yok herkes de aynı .

Her doğumdan dönüşte kendi gözlemimce yazıyorum o hikayeyi kafamdan , yetişemiyorum hepsini kaleme dökmeye

Ya uçup gidiyor kafamdan kelimeler toparlayamıyorum bi daha ,ya da zaman yetmiyor fotografları paylaşım şekliyle anlatmaya çalışıyorum  hisettiğimce .

Ama Çağla bebeğimi yazıcam da yazıcam diye hatırlattım hep kendime 2-3 haftadır.

Gülerek geldi Çağla :) Annesinin karnından çıkar çıkmaz usulca ayak ucuna doğru devrildiği anda gülümsüyordu :)

Yok canım hiç ağlamaz olur mu ağladı bol bol da ,açtı ciğerlerini ama ben hastaneden ayrılıncaya kadar aralarda hep gülümsedi ,yıkanırken ,giyinirken annesinin kucağına kurulmuşken babası ilk kucağına aldığı anda heyecandan ölürken ,aramızda gizli bir anlaşma varmış gibiydi ,benim fotograflar gülen çıksın ha !

Doğum fotoğrafları çekmenin en güzel ,en tarifsiz keyfi ,birbirine gönülden bağlı ailelerle olmak benim için diyorum ya hep,

Bu kadar mı içi titrer insanın az sonra bebeğinin annesi olacak eşine bakarken Aytuğ, dünyanın en şeker babalarından biri olacak kesin :)

Son anlardaki gerginliğini nasıl da metanetle  bastırdın Bilgen , az gözyaşı ,bol gülmeyle gittik ya ameliyathaneye herşeye değer bebeğine o ilk bakışın var ya

Hani o bizim koca kameraları doğrultup bozmaya korkuyor insan o anı ,görünmez olmak istedim tam o zaman unut beni iyice doya doya bak bebeğine diye

Çoğu zaman öyle hissediyorum evet , hani annenin babanın bebeğine ilk kavuştuğu an var ya hiç kimse rahatsız etmese o an , deklanşör sesi olmasa etrafta hiç kimse müdahale etmese

Sağolsunlar çoğu zaman yardımcı olmaya çalışan hemşireler ,hastabakıcılar ‘Hadi ablası çek çek ‘diye konuşmasa mesela

Ne denk gelirse varsın öyle çıksın O an, bazen flu ,bazen yarım ama sadece hatırlatsın onlara yıllarca ..

Olabilecek en iyi fotografı çıkarma çabasında oluyorum tabii ki  vizörün arkasından zaten bulanık gösteren gözyaşlarıma aldırmadan…

Çok gülen , içten gülen bir aileyle başladı hayata Çağla ;

Dünya tatlısı yerinde duramayan  saçları iki yandan toplu İzmirli annane :)  benim canım annem fırlamış gelmiş gibiydi İzmir’den yanıma :)

Mutluluğun doruğunda oldukları her hallerinden belli  babaanne  dede , ve kardeşten öte oldukları belli Bilgen ‘in en can arkadaşları en başta Elif teyzesi .

Hepinizle hepiniz gibi gülerek geldi Çağla ,

Uzun  ömürlü ,şansı açık olsun hep gülsün…

09.03.2012-İlknur Atalkın

 

 

Facebook Twitter Email

Doğum Hikayesi Fotoğrafları

Hani çok sevdiği işi yapan insanlar der ya ;”Çok küçükken başladım ,ben sanatçı doğmuşum zaten ”

Ne güzel :) bayılıyorum gerçekten böyle başlayanlara .

Oysa Hiç de fotoğrafçı doğmamıştım , başka sevdalar peşinde koşmuşum yılarca  ben …

Küçükken dedemin ya da aileden birinin armağan ettiği bir makineyle de  başlamadım  fotoğraf çekmeye  maalesef

Sadece güzellikleri görmeyi ,biriktirmeyi çok sevdim .

AN’larımızın kıymetini çok sonra  anladığımızdan eski fotoğraflarımızı habire  sosyal medyada paylaşma ihtiyacı duyduğumuz ,  teknolojinin deli bir hızla geliştiği bir dönemde elimizdeki akıllı telefonlarla nerdeyse sanata ömrünü vermiş insanlarMIŞ gibi  hepimizin birer  Ara Güler  olduğu günlere denk gelmiş bu sevdaya tutuluşum …

Fotoğrafçılık dersleri almaya başladığım sıralarda ,ilk yaşadıklarım ;

Önce  sahip olabildiğin en iyi ekipmana ulaşma çabası,

Teknik olarak doğru fotoğraf nasıl çekilir sancıları ,

Çektiğin nerdeyse her kareyi once pek beğenme ,

Her çekimden sonra koşa koşa gelip,bilgisayara aktarma ,

acayip bir kendine güvenle paylaşma bi’tek kendim beğenme ,

Sonra yüzlerce binlerce fotoğraf çekip hiçbirini beğenmeme cope atma.

kolay ya ! Move to trash :)   …

Ne zaman bu bir AŞK tır anladığımda , fotoğraf adına belli bir yolda ilerleme isteği ,

yön arayışı içindeyken hocam Muammer Yanmaz ;

Sen bebek fotoğrafları çekersin demesin mi

‘Yok artık ! 2 tane büyüttüm ben ,biraz sıyrılayım artık bebekten çocuktan derken ;

‘Evde benimkiler yemeklerini yedi mi ? Ödevler bitti mi ?  Sabahın köründe ayrıldık  özledim bile valla ‘ diye benim bile farkında olmadığım düşüncelerimi  mi okudu bilmem ?

E o da insan çekmeyi seviyor ya anlamıştır gözlerimden…

Hiç niyetim yoktu yeni bir bebekli dünyaya açıkçası ,

Bir Kasım Sabahı ilk bebek doğum çekiminde hastane koridorunda bacaklarım titrerken anladım .Kaçış yok bu işten .

Bir kere Anne oldun mu , kamera önünde de arkasında da bırakmayacak bu bebişler yakamı :) hiç bırakmasın…

Hele  kendim doğururken kaçırdıklarımı , başka annelere sunabilmek , dondurduğum karelerde birinin yıllar sonra düşünmesi , hayaller kurması , doğduğu anı hissetmesini sağlayabilmek var ya ..Var ya ….

( Anne olmaya gerek yok tabi öyle güzel fotoğraflar varki daha anne olmamış gözü güzel gönlü güzel objektiflerden ya da tam tersi bazen insanı kadınlığından utandıran öyle işler görüyorum ki  anneyim ben de yaparım diyen bazı kişilerden  )

Tüm bu duygular ve düşüncelerim arasında benimle iletişime geçen standart fiyat gönderme mailleri arasında uzun uzun yazamadığım eğer isterse burdan okuyabileceği şekilde  biraz daha detaydan bahsetmek istedim .

O kadar çoğalıyor ki doğum fotoğrafçılığı yapan kişi artık ,

Bu işi mükemmel yapan çok değerli fotoğrafçı olduğu gibi ,

işin suyunu çıkarmış ne çok kişi var .

Bu bir ‘Doğum fotoğrafı nasıl çekilir ya da Nasıl olmalıdır ‘ yazısı değil Şu ana kadar yaşadığım tecrübeler doğrultusunda ve şu ara teklif isterken sorulan ,tarzım olmayan taleplere karşı  tamamen kendi görüşlerim ve çalışma şeklim …

Yazayım istedim ki sizin için doğru kişi olup olmadığımı görüp ona gore karar verin tekrarı olmayan bu özel günde benimle olmaya ya da olmamaya …

  • Hastanenin ,ameliyathanenin ışık şartlarının elverdiği ölçüde tenik olarak doğru çekim yapamaya çalışıyorum ama önceliğim tamamen O Gün’e özel  duygularınız .( Saçımın röflesi daha güzeldi fotoğraflarda çok koyu çıkmış diye düşünecekseniz ben doğru bir seçim değilim )
  • Anneler genellikle makyajsız ,  Ciltlerde mümkün olan en uygun düzenlemeleri yapıyorum bazen fotoğrafın ruhuna uygun siyah beyaz uygulamaları ya da efektler uyguluyorum ama cildini pürüzsüz moda fotoğraflarındaki modeller gibi isteyenlere de pek uygun değilim …
  • Ameliyathane de ilk öncelik bebeğin sağlıkla dünyaya gelmesi , hijyen şartlarına dikkat ederek doktorun ve ekibin izin verdiği  konumda durup ‘Hayata Merhaba ‘ pozu peşindeyim .Ama o AN  uygun değilse  , kesinlikle doktorun ve ekibin konsantrasyonunu etkileyecek müdahalelerde bulunmuyorum .
  • Doğum anında annenin ve bebeğin çıplak muayenesi sırasında , ikisinin de  vücuduna , mahremiyetine çok dikkat ederek fotoğraflar çekiyor ve çok özel olanları sadece ve sadece kendileri ile paylaşıyorum

Daha şu an aklıma gelmeyen ,geldikçe bu yazıya ilave edeceğim bir çok konu var .

Sadece Doğum Fotoğrafçılığı değil ,başka alanlarda da çalışmalarım , öğrenmelerim devam ediyor ama ilk göz ağrım ya hiç vazgeçemediğim bir konu olarak kalacak sanırım .

Doğum fotoğrafçılığı ,sadece iş olabilecek bir konu değil bence .

Öyle bir bağ kuruyoruz ki benimle olmaya karar veren ailelerimle ,

Bir ömrün başlangıcına tanık olmak ,O ömür boyunca dost kalmak , arkadaş kalmak biraz da benim için …

 

Mutluluklarda görüşmek dileğiyle …

Sevgilerimle ,

İlknur Atalkın –Aralık 2011

 

Facebook Twitter Email

Doğum fotoğrafları…Kardeş Gelince…

Doğum Hikayesi çekimlerinde ikinci bebek geliyorsa ayrı bir heyecan var .

İkinci bebeği gelecek olan ailelerle ilk görüşmede  hep aynı telaş var Anne’de de Baba’da da …

Ablası sonradan gelecek hastaneye ” O’nun da ilk kardeşine bakışını , ilk buluşmalarını fotoğraflarsınız değil mi?

Abla evet , hep ablaydı benim denk geldiğim ilk çocuklar ; Nil , Kayra , Serra ve en son Ece :)

Her seferinde içimden geçirdim hissettiklerimi hastane dönüşlerinde,  yazmaya birtürlü fırsat bulamamıştım ,

Temmuz da Hoşgeldi Emre’cik ve ablası Ece ‘den sonra yazayım istedim .

” Fotoğraflamam mı hiç ?  en az anne-baba kadar iki kat heyecanlıyım ben kardeşli doğumlarda …

Hem kardeşlerimin en büyüğüyüm , ” Abla”yım yani :) hem de iki çocuklu “Anne”

Nasıl ayrı bir duygu karmaşası o gün anne için ( Anne bakışıyla yazıyorum babalar alınmasın :)

İlk çocuğu kaç yaşında olursa olsun , yeni gelecek olan sanki asla O’nun kadar sevilemeyecek ,O’nun kadar özel olamayacak gibi gelir en başta

Hele bir de cinsiyetler farklıysa hepten karışır ortalık ;

Oğlun varsa önce ( benim gibi :) )bebek deyince erkek bebek gelir aklına ‘Kız annesi ‘ olma fikri ne kadar yabancıdır , ya da tam tersi 

Altını temizleme olayı bile bir uzmanlık alanıdır da ,farklı cinsiyet  olunca ‘Eyvah bi’ yanlış yapmayalım ‘diye paniklersin hafiften … 

Herkese göre değişir ikinci bebeğe alışma süreci ;

Ya görür görmez , ya dokunur dokunmaz , ya eve geldikten sonra  vs.. 

O an ne zamansa anlarız işte , Nasıl da sevilirmiş yeni gelen kuzucuk da :)

Kaç parça olacak sandığımız yüreğimiz nasıl da büyürmüş hepsine yetecek kadar sanki …

Büyükkardeş için de ayrı bir muamma ; Yaş farketmiyor bence duygular aynı,  ister 2 yaş olsun fark , ister 8 yaş ;

” Ooo kardeş geliyor senin pabucun dama atılır artık !” diye  boşboğazlık da yapmıyor şimdiki büyükler bizim zamanımızdaki gibi 

Ama sadece senin annen,  hoop başka birinin annesi daha olacak  ”Eyvah ! ” ,

 minik kardeşe ilk kez dokunurken içinin titremesi resmen gözle görülür , herkesin nefesini tuttuğu bir an :)  

En sevdiği ne varsa  paylaşmayı öğreneceği gün gelmiştir artık , mis kokulu minik dahil olmuştur aileye kaçış yok :)                                                                                  

 Anne de , ancak kardeşler tanışınca derin bir nefes alır ,

Sırtından bir yük kalkar sanki , şimdi gönül rahatlığı ile bir kez daha bakar yeni gelene , 

işinin ne kadar zorlaştığını düşünür ,ağrıların dinmesine daha zaman vardır ama,

O çok çok güçlü hisseder kendini birden … 

Böyle günlerde ,fotoğrafın teknik olarak ne kadar iyi olduğunun hiç önemi yok aslında

14 yıl önce, kızım 3 günlükken ,oğlum kardeşini kucağına aldığında hissettiklerimi bu fotoğrafla hatırlıyorum . 


O yüzden çok seviyorum işimi , yeni hikayelerde  aileler için AN’lar biriktirmeyi , 

Onlar için çalışırken yeniden kendi hikayelerimi anmayı ,

O yüzden diyorum işte hep;  Sadece AN’lar kalıyor gerçekten…

 

Temmuz 2011-ilknur Atalkın 

Facebook Twitter Email