İlknur Atalkın

İzmirli.  Dokuz Eylül  Üniversitesi’nde Satış Yönetimi, New York Hunter College’da dil eğitimi aldı. Bankacılık, Gayrimenkul ve Reklam Satış Pazarlama sektörlerinde 20 yılı aşkın  kurumsal iş hayatının ardından İstanbul’a yerleştiği dönemde Muammer Yanmaz / 40 haramiler üyesi olarak fotoğrafçılığa yöneldi.  Hobisini mesleğine dönüştürebilen şanslı insanlardan biri sayıyor kendini… 

Aile fotoğrafçılığı kısmen devam etmekle birlikte ağırlıklı olarak kurumsal alanda çalışıyor . 2014-2108 yılları arasında Trip Advisor anlaşmalı Türkiye fotoğrafçısı olarak görev yaptı.

2018 yılında , çok sevdiği İzmir’ine kesin dönüşle birlikte  İzmir odaklı kişisel projeler üretiyor .  

Yazmaya ve okumaya olan sevdası ile kendini geliştirmeye , öğrenmeye devam ederken deneyimlerini paylaştığı  atölyeler de  düzenliyor  bir yandan.                                                                                                                        

                    Sergiler

 
Fotoğraf İşleri için TIKLAYINIZ

‘Fotoğraf zamanda bir an yakalar, fakat fotoğrafın yakaladığı şey fotoğrafçının niyetini aşar .’  demiş Walter Benjamin . 

Evet ! diye düşündüm. 

Başını kaldırıp acele deklanşöre bastığında bilmez bazen nedir telaşı. 

Tam da zamanıdır, şimdi hemendir. 

Cam tavandan silueti görünen ayak değildir yalnızca gördüğü elbet. 

Adımdır, ilk adımdır belki de ? Tay tay durmaktır ya da bir bebeğin ilk ayağa kalkışındaki gibi.

Ürkek, şaşkın ama kararlı ilk ayaklanmadır. 

‘Elimi uzattığımda ulaşabileceğim kadar yakınımda durun ama bırakın beni, kalktım artık ayaktayım! ‘ dır belki o bahsedilen yakaladığı şey. 

Aşmış mıdır fotoğrafçı niyetini, telaşı niyetinden midir yoksa? 

İlknur Atalkın / Ağustos 2019

Sabah

Sabah uyandığımda iki kişiyiz. Kendim ve ben. Bütün gece uykuda vır vır sohbet etmemiş gibi devam ediyoruz çene yapmaya. Birimiz neşeli birimiz karamsar uyanıyor , her sabah böyle bu. Kendim ışığa bakmayı seviyorum uyanır uyanmaz en çok . Seviyorum parlak

Devamını Oku »

Cemre

‘Gıkın çıkmazdı. Sessiz sakin bi’ çocuktun, elinde çomak saatlerce toprağı eşeler dururdun babannenin bahçesinde. ‘ diye anlatılan bir dönemi var çocukluğumun. Delişmenliğe geçişim ne zamana denk gelir tam hatırlamıyorum ama sessiz kalıp toprakla uğraşırken düşündüklerimi çağırdım bugün zihnime. O çomağın

Devamını Oku »

Emine Teyze

Emine teyze. ‘ Gel otur azcık’ dedi. Selanik’ten gelmiş annesi. Mübadele yılları.  İlk Alaçatı’ya yerleşmişler sonra Dalyan , en son Ildırı köyü. Uzun anlatıyor, hiç sıkılmıyorum. Yalnız yaşıyor, her işini beceriyor. Güvenli buralar. Salça yapmak için domatesi kasayla almak istediği manavcı!

Devamını Oku »

3 Numara

-öykü deneme- “ Dün akşamki patırtı neydi öyle ? “diye seslendim salona , yanıt alamayacağımı bile bile devam ettim: “Her Cuma aynı eziyet ! “ Alt kattakilerin  torunları  doluşmuş yine o küçücük eve. Uyutmadı ki veletler ! Bağır çağır  ordan oraya koşup durdular bütün

Devamını Oku »